Mesaj Panosu









Yüksek Alaşımlı Çeliklerin Kaynağı, Paslanmaz Çelikler

   Mesaj Panosu

    Makine

Yeni Başlık Gönder
Cevap Gönder   

« Önceki başlık :: Sonraki başlık »  
Yazar Mesaj

Üye
Üye
Durum:Offline
Üye No: 49081
Kayıt: 03.08.2017
Puan: 0
Mesajlar: 47
Şehir: MALATYA

MesajTarih: 4/8/2017, 23:43    Mesaj konusu: Yüksek Alaşımlı Çeliklerin Kaynağı, Paslanmaz Çelikler Alıntıyla Cevap Gönder




[Linki görmek için üye olmanız gerekmektedir]

İÇİNDEKİLER

Mühendisliğe Giriş…………………………………………………………………………………………… 3

Talaşlı İmalat…………………………………………………………………………………………………… 20

Toz Metalurjisi…………………………………………………………………………………………………. 32

Alaşım Elementlerinin Çeliklere Etkileri……………………………………………………………. 38

Bakır Ve Alaşımları…………………………………………………………………………………………. 46

Çelikler……………………………………………………………………………………………………………. 54

Yüksek Alaşımlı Çeliklerin Kaynağı……………………………………………………………………. 75

Paslanmaz Çeliklerin Kaynağı…………………………………………………………………………… 80

Rockwell Sertlik Muayenesi………………………………………………………………………………. 109

Kesici Takım Malzemesi…………………………………………………………………………………… 113

Katodik Koruma………………………………………………………………………………………………. 123

SUNUŞ

Bundan bir yıl önce araştırma komisyonu toplantımızda araştırma konusu için tartışıyorduk. Gerçekten çok değişik fikirler atılıyordu ortaya. Sonra bu fikirleri sınırlamak istedik. Öyle ya ,bizlerin, makina ve endüstri mühendisi adayı öğrencilerinin, gerçekte hangi konular alanları dahilindeydi. Sonra bir tanımlama yapalım dedik; mesleğimizi tanımladıktan sonra konu bulmak zor olmayacaktı çünkü. Ama nedense tanım yapmak o kadar kolay değildi. Tanımlarımızın yetersiz olduğunu hissettik en azından öyle olmalıydı, kökleri çok eskiye dayanan bir meslek bir kaç cümleyle tanımlanamazdı. Derken başlıbaşına bir araştırma konusu içinde buluduğumuzu farkettik. Araştırmamızın ilerleyen bölümlerinde anladık ki çok isabetli bir karar vermişiz. Sanırız bu araştırmanın temel başlığını (“Mühendis kimdir?”) görünce sizinde -bizim de başlangıçta olduğu gibi- zihninizde bir mühendislik tanımı canlandı. Şimdi sizden bu araştırmayı okumaya başlamadan önce “Mühendis kimdir?” sorusunu kendinizce cevaplamanızı istiyoruz ve bu araştırmayı okuduktan sonra da bir karşılaştırma yapmanızı tabi. Eminiz ne demek istedeğimizi o zaman daha iyi anlayacaksınız.

1.GİRİŞ:

Mühendisliğin geçmişi insanoğulunun içindeki merak duygusu kadar eskidir. Atalarımız
doğanın sunduğu malzemeleri ve sahip olduğu güçleri,tıpkı bizim bugün yaptığımız gibi
insanlığın yararına kullanmaya ve kontrol altına almaya çalışmışlardır. Mühendislerin
bu çabaları,onların, toplum içerisinde “toplumun ihtiyaçlarını” karşılamak gibi bir
nosyonu üstlenmelerine neden olmuştur(limanlar,yolar,selbaskınlarını kontrol tesisleri yapmak gibi.).Bu nedenle tarihin önemli uygarlıklarında mühendisler,hüküm-
darlara yakın kişiler olmuşlar ve önemli mevkilerde yer almışlardır.

Mühendisliğin tarihine ilişkin çalışmalar, bize, geçmişe ve geçmişte mühendislik adına yapılanlara saygı duymayı öğretmektedirler. Bugünü geçmişin ışığında görmemize, eğilimleri sezmemize ve insanlığın gelişiminde dönüm noktaları olan büyük değişimlerin nedenlerini değerlendirmemize yardımcı olmaktadırlar. Mühendisliğin köklerini inceleyerek, tarihin akışını anlayabiliyor ve bugünü bu akışın bir parçası olarak görebiliyoruz, ki bu da bugünü kendi çerçevesi içine koymamıza ve hedeflerimiz, özlemlerimiz ve edimlerimize ilişkin daha iyi bir görüş sahibi olmamıza yardımcı olmaktadır

Bu araştırmadaki amacımız, yazılı tarihin en erken dönemlerinden bugüne mühendisliğin gelişiminin izini,bu sınırlı alan dahilinde, kısaca sürmek ve “Mühendis kimdir?” sorusuna yanıt aramaktır .

2.MÜHENDİSLİK TARİHİ
2.1.İLK UYGARLIKLARDA MÜHENDİSLİK:
2.1.1.MEZOPOTAMYALILARDA MÜHENDİSLİK:

Önemli mühendislik edimleri, bugünkü Irak’ta Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölge olan Mezopotamya’nın eski sakinlerine çok şey borçludur. İlk tekerlekli arabanın bu bölgede görüldüğü söylenmektedir. Çok eski ve gizemli bir halk olan Sümerler, yazılı tarihin başlangıcında Güney Mezopotamya’da, dünyanın ilk mühendislik uygulamalarını oluşturan kanallar, tapınaklar ve surlar inşa etmişlerdir.Mezopotamya
nın diğer sakinleri Babiller ve Asurlular ise yine mühendislik adına önemli eserler vermişlerdir.

Bu döneme ait,bulunan kil tabletlerdeki kayıtlar M.Ö. 2000 yıllarında “usturlap” denen bir açı ölçüm aletinin astronomik gözlemlerde kullanıldığını göstermektedir. Bir dereceli daire ve bir görme kolundan ibaret olan bu alet, Mezopotamyalılar tarafından kullanılan 60’lık sayı sistemine dayalıydı. Bu sistem, zaman ve açı ölçümlerinde bugünde hala kullanılmaktadır.

Mezopotamyalılardan kalma en sıradışı yapı türü, tanrıların şerefine inşa edilen bir tapınak-kule olan zigurat’tır. Zigurat, merdivenlere, setlere ve en tepede de bir türbe ya da küçük bir ibadet mekanına sahip bir piramitti. Eski Ahit’te bahsedilen Babil Kulesi’nin bu tip bir yapı olduğuna inanılmaktadır.

Babil ülkesini 43 yıl (M.Ö. 1850-1750 civarında) yöneten büyük kral Hammurabi , kendi adını taşıyan yeni ve kapsamlı bir kanunname derlemişti. Kötü inşaat uygulamalarına izin verenlere cezalar getiren bu ünlü kanunname, günümüz inşaat kanunlarının bir önceli olarak görülmektedir.
Hammurabi Kanunları, kalite teminatı ve mesleki sorumluluğa ilişkin önemli bir mesaj veriyor ve ihlal halinde son derece ağır cezalar öngörüyordu. Şöyle diyor bu kanunlar:

Bir inşaatçı biri için sağlam olmayan bir ev inşa eder, inşa ettiği bu ev çöker ve evin sahibinin ölümüne neden olursa, bu inşaatçı ölüm cezasına çarptırılır.
Evin sahibinin oğlunun ölümüne neden olursa, inşaatçının bir oğlu ölüme mahkum olur.
Evin sahibinin kölesinin ölümüne neden olursa, inşaatçı evin sahibine eşdeğerde bir köle verir.
Mala mülke zarar gelirse, inşaatçı tüm zararı tazmin eder ve yaptığı ev sağlam olmayıp çöktüğünden, çöken evi kendi cebinden yeniden inşa eder.
Bir inşaatçı bir ev inşa eder, ama inşaatın koşulları yerine getirmesini sağlamaz ve bir duvar yıkılırsa, bu inşaatçı masraflar ona ait olmak üzere o duvarı sağlamlaştırır.

Kral Sennacherib’in hükümdarlığı sırasında, Asurlular umumi su kaynağının dikkate değer ilk örneğini tamamladılar (M.Ö. 700 civarı). Tas dağından Khosr nehrine tatlı su getiren yaklaşık 50 kilometre uzunluğunda bir besleme kanalı inşa ettiler. Sular bu nehir aracılığıyla 25 kilometre kadar daha akıp Ninevah’a ulaşıyordu. Jerwan’da, bu açık kanalı bir dereden öteye taşımak için de kesme taşlardan yüksek bir su kemeri inşa ettiler. Bu ünlü yapı 263 metre uzunlukta, 21 metre genişlikte ve en üst noktasında 8.5 metre yükseklikteydi . Yaklaşık 15 metre genişlik ve 1.5 metre kadar derinlikteki bir kanalı destekliyordu . Kanalın tabanını kalın bir beton tabaka oluşturuyordu, ki bu çimentonun bilinen ilk kullanımıdır.

2.1.2.ESKİ MISIR’DA MÜHENDİSLİK:

İlk plan ve inşaat uzmanları Eski Mısır uygarlığında ortaya çıkmıştır. Mühendisliğin bu ilk habercileri Mısır krallarının güvenilir danışmanları olarak üst mevkilere sahiptiler. Bu mevkiye sahip bir adam ,”Bayındırlık şefi(1)” olarak bilinen bir genel inşaat uzmanıydı.

Bu eski mühendisler/mimarlar, arazi ölçümünün (mesaha) bilinen ilk biçimini uygulamaya koydular. Nil’in her yıl taşması karanın sınırlarının yeniden belirlenmesini gerektiriyordu. Bu arazi-ölçümlerini gerçekleştirmek için, Mısırlı mühendisler, sabit bir uzunluk elde etmek amacıyla, önce iyice su emdirilmiş, sonra kurutulup balmumu ile kaplanmış ip parçaları kullanıyorlardı. Başka ilkel arazi-ölçüm aletleri de kullanmış olabilirler, ama bunların hiçbiri bulunamamıştır. Mısırlılar ayrıca etkin sulama sistemleri geliştirdiler ve görkemli taş binalar inşa ettiler.

Eski Mısır’ın mühendisleri, dünyanın gelmiş geçmiş en yüksek, en geniş ve en dayanıklı yapılarını inşa etmenin peşindeydiler. Sarayları, tapınakları ve mezarları muzaffer ve ebedi bir gücün sembolleri olarak tasarlanmıştı. Mısırlı inşaatçıların en bilinen yapıtları piramitlerdir.

Giza’da Nil nehrinin batı kıyısında ki üç piramit eski Mısırlıların çarpıcı mühendislik becerilerini hatırlatmak üzere hala durmaktadır. Büyük Piramit ya da Cheops Piramidi olarak bilinen en büyük piramit, yaklaşık 147 metre yüksekliktedir ve tabanı 5.25 dönümlük bir alan kaplamaktadır. Piramit, her biri ortalama 2.5 ton olan iki milyondan fazla taş bloktan inşa edilmiştir. İç kısımlardaki blokların bazılarının ağırlığı 30 tona kadar çıkmaktadır.

Mısır’ı M.Ö. 5. yüzyılda ziyaret eden Yunanlı tarihçi Herodotus, piramidi inşa etmek için, üç aylık postalar halinde 100.000 adamın 20 yıl çalışması gerektiğini yazmıştır. Taş bloklar inşaat yerine, sırf bu amaç için inşa edilen, yükseltilmiş bir yol aracılığıyla getirilmiştir. Halatlar, manivelalar, makaralar, tahta kızaklar, toprak rampalar ve bakır keskiler kullanarak, Mısırlı işçiler piramidi hassas ve titiz mühendislik standartları ile inşa etmişlerdir.

Bayındırlık Şefi: Bir duvar resminde betimlendiği şekliyle, arazi ölçüm faaliyeti ve kangal haline getirdikleri “ölçüm ipini” kullanan görevliler.

2.1.3.YUNANLILARDA MÜHENDİSLİK:

M.Ö. 600’den başlayarak, Doğu Akdeniz bölgesinde Yunanlı yaşam ve düşünce tarzı egemen olmuştur. Yunanlılar, en çok, soyut mantıkları ve geçmişin ilmini kuramlaştırma ve sentez etme yetenekleri ile hatırlanmaktadırlar. Sanat, edebiyat ve felsefede gerçekleştirdikleri büyük ilerlemeler, mühendisliğe katkılarını gölgede bırakma eğiliminde olmuştur. Esas olarak kuramın üzerinde yoğunlaşmaya eğilim gösterdiler ,deneme ve doğrulamaya ve uygulamaya az değer verdiler.

Bununla birlikte, Yunanlı mimarlar mesleki fazilete doğru ilk kayda değer gelişimi gerçekleştirmişlerdir. Ortalama vatandaşın anlama kabiliyetinin ötesinde bilgi ve deneyime sahip usta bir inşaatçı ve inşaat uzmanı olarak tanınıyordu.

Yunanlılar mekanik teknolojide de yaratıcı olmasını bilmişlerdi. Archimedes, bileşik makaraları, hidrolik vidaları, büyüteci ve çeşitli savaş makinalarını icat etmişti.Yunanlılar deniz kültürüyle içiçe olmalarının bir sonucu olarak limanlar ve dalgakıranlar yaptılar. Yine Dünyanın ilk deniz fenerinin inşaatına bu dönemde başlandı(M.Ö.600). Bu fener 113 metre yükseklikteydi ve antik dönemde dünyanın yedi harikasından biri olarak biliniyordu.(Alexandria limanındaki Pharos feneri)

Sisam adasında inşa edilen , Megaralı mimar Eupalinus’un yönetimi altında 275 metre yükseklikte bir tepeyi kesip geçen 1005 metre uzunluktaki tünel bir diğer önemli eserdi (3,10). Yekpare kireçtaşının içinden el keskisiyle açılan ana tünelin genişliği ve yüksekliği aşağı yukarı 1.7 metreydi. Ana tünelin tabanında 9 metre derinlik ve 1 metre genişlikte bir hendek kazılmıştı. Bu hendekte, su kil borular aracılığıyla şehre getiriliyordu. Tünel inşaatı iki uçtan gerçekleştirilmişti, ama bu eseri gerçekleştirmek için kullanılan yüzey-ölçüm yöntemleri bilinmemektedir.

Yunanistan’ın Altın Çağı sırasında, hükümdar Pericles, Atina’yı dünyanın en güzel şehri yapmak üzere tasarlanmış dev bir inşa programına girişti. Pericles, şehri yukarıdan gören düz tepeli kaya Acropolis’in üzerine tapınaklar, türbeler ve heykeller inşa etmek üzere zamanın önde gelen sanatçılarını ve inşaat uzmanlarını tuttu. Bu eserlerin kalıntıları bugün dünyanın en olağanüstü görüntülerinden birini sağlamaktadır

Yunan tapınaklarını inşa edenler ,muhtemelen ,modern dönemlerde kullanılanlara benzer bocurgatlar ve makaralarla donatılmış, elle çalıştırılan vinçler ve ahşap iskeleler kullanmış olmalılar. Tapınakların tasarımcıları, sütunlar ve kirişleri kullanımları ile, geçmişteki inşaatçılar tarafından sergilenemeyecek düzeyde bir inşaat anlayışı göstermişlerdir.

2.1.4.ROMALILARDA MÜHENDİSLİK:

Antik dönemin en ünlü mühendisleri Romalılar, kaynaklarını daha fazla bayındırlık işlerine adamışlardır.Yunanlıların aksine, Romalılar matematiksel mantıktan ve bilimden çok deneyime güvenen pratik inşaatçılardı. Yapıları tasarım açısından basitti, ama yine de ölçek olarak etkileyici ve uygulama olarak cesurdu . Genellikle, sanat ya da estetikten çok işleve önem veriliyordu.

Romalı inşaatçılar mühendisliğe önemli katkılarda bulundular. Bunlar arasında, ileri inşa yöntemlerinin geliştirilmesini, sulu çimentonun keşfedilmesi , şahmerdan, ayak gücüyle çalışan vinçler, ahşap kovalı çarklar gibi bir dizi inşaat makinalarının tasarlanmasını sayabiliriz.

Bunların yanında Romalıların önemli mühendislik eserleirnden bazıları şunlardır:

M.S. 98’de mühendis Gaius Julius Lacer tarafından İspanya’da inşa edilen Alcantara Köprüsü, hala kullanılmaktadır . Kuru taştan altı kemere ve toplam 183 metre uzunluğa sahiptir. Araç yolu nehirden 53 metre yukarıdadır.

Pont du Gard, Fransa’nın güneyindeki Nimes’a su sağlayan çok eski bir su kemerinin parçasıydı. Augustus’un hükümdarlığı sırasında (M.Ö. 27 - M.S. Agrippa’nın yönetimi altında) inşa edilen bu görkemli yapı, üst kısmındaki su kanalı hariç, kuru-örme yöntemiyle inşa edilmiştir. Yaklaşık 49 metre yüksekliktedir ve geniş kemerlerinin arası yaklaşık 24 metredir.

Pantheon olağanüstü görkemli bir tapınaktı. Parlak bir mühendis ve Augustus’un evlatlık oğlu olan Agrippa, Pantheon’u tahminen M.Ö. 17’de inşa etti. İki kez yandı ve M.S. 117-138 arasında hükümdarlık yapan Hadrian tarafından yeniden inşa edildi. Pantheon’un iç çapı 43 metre olan yüksekliğine eşittir. Üstü beton bir kubbe ile örtülüdür. Bugüne kadar korunmuş olan Pantheon Roma’nın en yaratıcı mühendislik eserlerini temsil etmektedir .

2.2.ORTAÇAĞDA MÜHENDİSLİK:

Roma İmparatorluğunun çöküşünü izleyen yaklaşık sekiz yüzyıl boyunca, yani Orta Çağ olarak bilinen dönemde, mühendislikte nispeten az ilerleme oldu. Bununla birlikte, özellikle yapı tasarımında enerji tasarrufu sağlayan ve gücü arttıran makina ve aletlerin gelişiminde olmak üzere, bazı önemli ilerlemeler bu dönemde oldu.

Ortaçağda, mühendisler, emekten tasarruf sağlayan makinalar tasarlayıp geliştirerek, insanlar ve hayvanların üretim güçlerini arttırmanın ya da desteklemenin yollarını aradılar. Yel değirmeni bu çağda geliştirildi ve daha etkin hale getirilen su değirmenleri yeni kullanımlara sahip oldu. Mekanik alanında ortaçağda Avrupa’da gerçekleşen diğer ilerlemeler arasında, çıkrık ve gemiler için mafsallı dümen sayılabilir.

Ortaçağın gelişkin mühendislik aletleri, malzemeleri ve tekniklerinin birçoğu ilk kez Uzak Doğuda, özellikle de Çin’de görüldü. Barutun icadı ve kağıt yapımı, demirin dökülmesi ve kumaşların imalatına ilişkin işlemlerin geliştirilmesi bu ilerlemeler arasındadır.

Ortaçağın sonlarında, ulaşım ve iletişimde önemli ilerlemeler sağlandı, bunları bilimsel buluşları besledi ve bilginin yayılmasını hızlandırdı. 13. yüzyılda, İtalyan mimar-mühendisler, kanal savağını icat etmeleriyle, kanal inşaatında modern çağa hız kazandırdılar. Bundan kısa bir süre sonra, tüm Avrupa’da, karada su yoluyla ulaşım için kanal ağları inşa edildi. Bu dönemde, denizcilik ve gemi-inşada da ilerlemeler sağlandı ve okyanus ulaşımı için rıhtımlar ve limanlar inşa edildi. Ortaçağda en önemligelişmeler ise ,daha sonraki yıllarda mühendisler için yeni malzemeler halini alacak olan,bilimsel alanda oldu.Özellikle 15.,16. ve 17 yy.daki bilim adamları önemli keşiflerde bulundular.

Johann Gutenberg hareketli tipte kalıbı icat etti ve 1450 yılı civarında ilk kitabı basmakla tarihe geçti. Bu, bilim ve mühendislik dahil, pek çok konuda bilginin geniş bir biçimde yayılmasını mümkün kıldı. 1500 yılına gelindiğinde, arazi-ölçümü, hidrolik, kimya, madencilik ve metalurji ve diğer bilim ve mühendislik alanlarında kitaplar basılıyordu.
2.2.1.ORTAÇAĞDA BİLİMİN İLERLEMESİNE KATKIDA BULUNANLAR:

* Leonardo da Vinci (1452-1519). İtalyan Rönesansının büyük bir sanatçısı, mimari ve deneysel bilimcisi, pek çok alanda yaratıcılık sergiledi. Pratik mühendislik çalışmalarından çok, kavramsal tasarımları ile hatırlanmaktadır.
* Nicolaus Copernicus (1473-1543). Alman ve Leh kökenli bir astronom, dünyanın hareket eden bir gezegen olduğu kuramıyla modern astronominin temellerini attı.
* Galileo (1564-1642). İtalyan astronom ve fizikçi, bilgi edinmenin bilimsel yöntemini formüle etti. Galileo astronomik incelemeler için teleskopun ilk pratik kullanımını gerçekleştirdi ve düşmekte olan cisimlere ilişkin ünlü bir yasayı keşfetti.
* Robert Boyle (1627-1691). Boyle, hava ve diğer gazların sıkışmasını ve genleşmesini inceleyen ve sabit bir sıcaklıkta gazın hacminin basıncı ile ters orantılı değiştiğini (Boyle kanunu) keşfeden İrlandalı bir kimyacı ve fizikçiydi.
* Robert Hooke (1635-1703). Bir İngiliz deneysel bilimci, Hooke kanunu olarak bilinen bir elastikiyet kuramı formüle etti. Bu kanun, elastik bir cismin deforme olma miktarının ona etki eden kuvvet ya da gerilim ile doğru orantılı olduğunu ifade etmektedir.
* Sir Isaac Newton (1642-1727). Bir İngiliz bilimci ve matematikçi, yüksek matematiğin temellerini attı, ışık ve rengin gizemlerini keşfetti ve evrensel çekim yasasını formüle etti.
* Thomas Newcomen (1663-1729). Bir İngiliz mucit, 1712’de ilk kullanışlı buhar makinalarından birini yaptı. Onun atmosferik basınçlı buhar makinası, yerini James Watt’ın daha etkin olan makinasına bırakana dek, hemen hemen 75 yıl boyunca İngiliz
madenlerinden su pompalamada kullanıldı.

2.3.YAKIN ÇAĞDAN GÜNÜMÜZE MÜHENDİSLİK:

Yirminci yüzyıla doğru son 150 yılda, madencilik, imalat ve ulaşımda önemli ilerlemeler oldu. 1760’larda, James Watt son derece gelişkin bir buhar makinası modeli tasarladı ve üretti. Bu makina ilk buhar makinasının tasarlayan Thomas Newcoman’ın atmosferik basıçlı buhar makinasından çok daha etkindi. Fabrikatör Matthew Boulton’un desteğiyle, yüzlerce makina üretildi. 1800’e gelindiğinde, Boulton ve Watt makinalarından 500’ü, İngiltere’de, madenleri pompalayıp su çıkarmada , demir işleri ve tekstil fabrikalarındaki makinaları çalıştırmada kullanılıyordu .

Yine bu dönemde İngiltere ve Amerika’da gemileri çalıştırmak için buhar makinalarıyla deneyler yapıldı ve ticari açıdan başarılı ilk yandan çarklı nehir vapuru, Robert Fulton’un Clermont’u, 1807’de Amerika’da çalışmaya başladı. Ardından, 1823’de, İngiliz George Stephenson Newcastle’da bir lokomotif fabrikası kurdu ve iki yıl sonra da buhar-tahrikli demiryolu taşımacılığının fizibil olduğunu gösterdi .

Bir diğer önemli gelişme ise taşımacılık alanında olmuştur.Bu dönemde demiryolları yaygın bir ulaşım şekli halini aldı. Yol inşaatı teknolojisinde de ilerlemeler oldu. Bu dönemin en ünlü yol inşaatçısı, kırık taşlardan oluşan tabakaları sıkıştırmak suretiyle bir yol yapım yöntemi geliştiren İskoç John Macadam’dı (1756-1836). Yaklaşık 290 kilometrelik paralı yol inşaatına ek olarak, Macadam yol yapımı üzerine çeşitli kitaplar yazdı. Macadam’ın bir İskoç çağdaşı, Thomas Telford, kenara yerleştirilmiş ve yüzeyi kırık taş ve çakıldan oluşan sağlam bir taban oluşturmak üzere birbirine doğru sıkıştırılmış, büyük düz taşlar kullanarak yol yapılmasını savunuyordu. Telford, 19. yüzyılın ilk yıllarında aşağı yukarı 1480 kilometre uzunlukta yol ve 1200 köprü inşaatına nezaret etmiştir.

19. yüzyıl, mühendisliğin bir meslek olarak öneminin daha da artmasına tanıklık etmiştir. İnşaat mühendisi ünvanını ilk kullanan İngiliz John Smeaton, bilim çevrelerinde üst düzeyde saygı görüyordu. 20. yüzyılda İlk Makina Mühendisleri Enstitüsü 1847’de kuruldu ve George Stephenson ilk başkan olarak hizmet verdi.1908’e gelindiğinde, inşaat, makina, elektrik, kimya ve madencilik ve metalurji mühendisliklerini temsilen beş dernek kurulmuştu.
19. yüzyıldaki mühendislik başarıları için, elektriğin bir güç kaynağı olarak geliştirilmesi en önemli faktörlerden biridir. Bunda, büyük oranda,19. yüzyılın ikinci yarısındaki sayısız bilimci ve mühendisin çabaları rol oynamıştır. Bununla birlikte, temeller, Alman George Simon Ohm, İtalyan Alessandra Volta ve Fransız Charles Coloumb ve Andre Ampere gibi, elektriğin temel doğasını tanımlayan,18. yüzyılın başlarındaki fizikçilerin buluşları ile atılmıştır.

Elektrik enerjisinin geliştirilmesindeki önemli olaylardan bazıları aşağıda verilmiştir. Bazı tarihler yaklaşıktır;

1827 Alessandra Volta ilk elektrik bataryasını tasarladı.
1830 Sir Humphrey Davy elektromanyetizmayı ve ark ışığını keşfetti.
1831 Michael Faraday manyetik indüksiyon işlemini gösterdi.
1880 Thomas Edison kullanışlı bir akkorlu ampul icat etti ve lambaların paralel bağlanabileceğini, ki bunun tüm sistem kapatılmadan bir ya da daha fazla lambanın söndürülmesini mümkün kıldığını keşfetti.
1882 Edison’un Pearl Street elektrik üretim istasyonu (santralı) New York City’de faaliyete geçti.
1888 Nikola Telsa bir indüksiyon motoru ve yeni bir çok-fazlı alternatif akım sistemi için patentler aldı.
1888 George Westinghouse, 1886’da Westinghouse Electric Company’yi kurduktan sonra, tarihte türünün ilk örneği olan Niagara hidroelektrik projesine jeneratörler temin etmesini öngören bir anlaşma imzaladı.

19. yüzyılın sonuna gelindiğinde, elektrik enerjisinin kullanımları iyice yerleşti ve yaygınlaştı. 1843’te Samuel F.B. Morse tarafından gösterilen telgrafla haberleşme, denizaltı kabloları aracılığıyla Kuzey Amerika ve Avrupa arasında kuruldu. Yarım milyon telefon kullanımdaydı ve evler ve işyerleri için elektrikli aydınlatmaya giderek artan bir talep söz konusuydu. Elektrik, trenler, tramvayları ve yeni endüstrilerin makinalarını çalıştırmada kullanılıyordu.

Yirminci yüzyılın ilk on yılında, uygarlığımız üzerinde büyük bir etkiye sahip olacak olan bir dizi önemli teknolojik gelişmeler yaşandı. Yüzyılımızın başında, mucitler ve mühendisler, havadan-ağır uçuşu başarma girişimleriyle çılgınlık derecesinde meşguldüler. Başarı, 1903’te, Wilbur ve Orville Wright kardeşler uçaklarını 12 saniye süren ve 36 metrelik bir mesafenin kat edildiği bir yolculukla uçurdukları zaman geldi. Bu ilk uçuştan bu yana, hava taşımacılığı uzun mesafeli toplu taşımacılığa egemen olacak kadar gelişmiştir.

1900’e gelindiğinde çeşitli “atsız arabalar” tasarlanmıştı ve 1904’e kadar hatırı sayılır miktarlarda motorlu araçlar imal edilmişti. Henry Ford, modern seri üretimi ve hesaplı araba maliyetleri sayesinde, otomobillerin gelişimi ve popülaritesine büyük katkılarda bulunmuştur. Otobil sayısındaki bu artış yol yapımını teşvik etmiştir.

20. yüzyıldaki diğer mühendislik başarıları su kaynakları üzerinde yoğunlaşıyordu. Bu gelişmenin bir örneği, 1936’da tamamlanan Hoover Barajıdır. İnşası esnasında, bu beton baraj 221 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek barajıydı. Su kaynaklarının idaresinde yaşanan ilerlemenin bir diğer örneği de, Tennessee Valley Authority’nin (TVA) su-baskını kontrol, denizcilik ve enerji projeleriydi. 1933’te kurulan TVA, Tennessee Vadisi’ne su-baskını kontrolü, ucuz enerji ve endüstriyel gelişme getirdi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre sonra, nükleer yolla elektrik enerjisi üretimi üzerine tasarım ve fizibilite çalışmaları yapıldı. İlk nükleer enerji santralı 1967’de faaliyete geçti . Nükleer enerji fosil yakıtlardan elde edilen enerjiye ekonomik açıdan rakip hale geldi

Yirminci yüzyılda benzersiz teknolojik gelişme ve değişim yaşanmıştır. Keşiflerin adımlarının hızlanması, belki de en çok elektronik alanında belirgin olmuştur. Bu yüzyılda, sinyallerin ilkel bir biçimde iletilmesinin yerini, elektronik parçaların kullanıldığı muazzam kumanda sistemlerine sahip modern iletişim ağları almıştır. 1947’de tranzistörün icadından bu yana, elektronik sinyalleri güçlendirme cihazları olarak, vakumlu tüpler de yerlerini, büyük ölçüde, yarı-iletkenli cihazlara bırakmıştır. Tranzistör ve yarı-iletken diyot, elektronik donanımların çok küçülmesini sağlamıştır. Minik silikon çipler üzerinde seri üretilen, ucuz entegre devrelerin gelişi, elektronik tasarımda çığır açan değişimlere yol açmıştır. Minyatürleşme ile birlikte, bu tür cihazlar sinyallerin devreler aracılığıyla güvenilir ve hızlı bir biçimde iletilmesini ve daha hızlı kumanda devreleri ve dijital bilgisayarların geliştirilmesini sağlamıştır.

Yirminci yüzyıldaki gelişmeler elbette bu kadarla sınırlı değildir. Ancak biz yerimizin sınırlı olması nedeniyle sadece en belirgin olanlara değindik.

2.4.TÜRKİYEDE MÜHENDİSLİK TARİHİ:

Ülkemizde üniversite tarihi bugünkü adı İstanbul Teknik Üniversitesi olan, 1773’te açılan Mühendishane-I Bahr-i hümayun un kuruluşu ile başlar. İlk adı “Mühendishane” olan bu üniversite ulusal tarhimizin ilk üniversitesidir.
Üst Bölüm
Kullanıcı bilgilerini göster Kişisel mesaj gönder
Mesajları göster:   


Yeni Başlık Gönder    Mesaj için teşekkür et
Cevap Gönder   

   Mesaj Panosu

    Makine



Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz

Bookmark this page to Facebook Bookmark this page to Twitter Bookmark this page to GoogleBookmark this page to Delicious Bookmark this page to Digg Bookmark this page to Blogmarks Bookmark this page to Blinklist Bookmark this page to Furl Bookmark this page to linkaGoGo Bookmark this page to Reddit Bookmark this page to Simpy Bookmark this page to Technorati Bookmark this page to Spurl Bookmark this page to Yahoo!


Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevap Son Mesajlar
Yeni mesaj yok Önemli: Oksi asetilen ve gaz kaynağı miramax Kaynak & Lehimleme 1 29/3/2010, 17:12 Son gönderilen mesajlar
erdembenek
Yeni mesaj yok Önemli: FULBRIGHT YÜKSEK LİSANS BURSLARI huso Güncel Duyurular 5 10/12/2008, 21:09 Son gönderilen mesajlar
huso
Yeni mesaj yok Önemli: Yardım.Makine mühendisliginde başka b... zagga Genel Sohbet 15 20/11/2016, 00:43 Son gönderilen mesajlar
erhero
Yeni mesaj yok Önemli: Yüksek Lisans Tezi(Fmea-6sigma-pareto... caglareng Endüstri Mühendisleri 57 15/12/2016, 12:42 Son gönderilen mesajlar
furkan55f
Yeni mesaj yok Alaşımlı Çeliklerin Kaynağı miramax Makine 0 7/11/2007, 13:31 Son gönderilen mesajlar
miramax
Yeni mesaj yok Paslanmaz Çeliklerin kaynağı yasin273 Makine 0 3/12/2012, 18:41 Son gönderilen mesajlar
yasin273
Yeni mesaj yok paslanmaz Çeliklerin Kaynağı Discordion Makine 2 3/2/2014, 14:16 Son gönderilen mesajlar
fiducia
Yeni mesaj yok İmal Usülleri Paslanmaz Çeliklerin Ka... eternitum Ders notları/Föyler/Lab.lar(makine müh) 0 15/3/2014, 14:23 Son gönderilen mesajlar
eternitum
Yeni mesaj yok Gemi İnşaada Kullanılan Paslanmaz Çel... altser Gemi İnşaatı ve makineleri Müh. 0 25/5/2009, 12:30 Son gönderilen mesajlar
altser
Yeni mesaj yok Paslanmaz Çelikler scalvino Makine 0 20/10/2010, 20:31 Son gönderilen mesajlar
scalvino





Kod Çalışma Süresi = 0.0533 saniye, SQL Sorgu Adedi = 25, GZIP = Kapalı Hata denetimi = Kapalı,
Powered by phpBB



Pano Güvenliği

138598 Saldırı girişimi engellendi